• uzaktan yakından

    1.
    yazar didier eribon' un 1980' lerde levi strauss ile yaptığı söyleşilerini derlediği kitabı.

    sevgili haldun bayrı' nın bir edebiyat dergisindeki röportajında , çevirmekten en keyif aldığı söyleşi olduğunu belirtmesi üzerine edindim. esasen çevirmenliğini kendisinin yapması da yeterli bir sebep benim için. itiraf etmek gerekirse kitaba başlamadan önce, söyleşi olduğu için bir miktar sıkıcı olmasına hazırlıyordum kendimi fakat hiç beklediğim şekilde gerçekleşmedi. oldukça akıcı ve keyifli ilerliyor.

    franz boas, breton, tanguy, duchamp, comte, moreau.. ve daha kimler kimler.. kalburüstü bir ütopya, büyüleyici diye nitelendirilebilecek bir yaşam öyküsü sahiden. kitapta da belirtildiği üzere, sosyal bilimler, felsefe ve düşünce tarihiyle ilgilenen herkesin okumasında fayda gördüğüm, prese edilmiş bilgilerle hap mahiyetinde bir kitap kendileri.

    uzaktan yakından
    ... elisabethvogler
  • kültürlü olmak nedir

    8.
    Nerede okuduğumu anımsamıyorum fakat kültürle ilgili okuduğum en güzel tespit şuydu : kültür bilmek değil, bildiklerin arasında bağ kurabilme becerisidir.

    Bilgi çöplüğünde yüzmek yahut ezbere bir iki kelam edebilmekten ziyade, bilip içselleştiren ve bilinenler arasındaki ahengi yakalayabilen güzide insanlara " kültürlü insan " diyoruz.
    3 ... elisabethvogler
  • anın görüntüsü

    39665.
    anın görüntüsü

    çocuklarımdan koşup gelip bu yavruma sığındım. allı morlu sevimli gideyim, bugün beni yormasınlar dedim ama bahar ayı çocuklara yaramış, sürünerek eve döndüm. Melek gibi olmuşsun iltifatımı da aldım bu arada, dünyayı çocuklara verelim !

    bu da kendime doğum günü hediyem, sabırsızlıkta bir marka olduğum için doğum günümden hayli erken sipariş ettim, üç dört gündür kendisiyle yatıp kalkıyorum. elimde bu, miyavlayarak dolanıyorum evde. komşularım çok sabırlı olmalı..

    başlangıç için uygun gibi, daha güzelleri hepimizin olur umarım !
    16 -7 ... elisabethvogler
  • loving vincent

    29.
    sinemada izleme fırsatını yakaladığım için kendimi şanslı hissettiğim film.

    tabloları bir filme çevirme fikrinin, nabokov' un karanlıkta kahkaha kitabının kahramanı albinus' un fikrinden esinlenilmiş olduğunu düşünüyorum. hatta esinlenmek hafif kalır, direkt olarak kaynağın bu olduğu kanısındayım. kitabın ilk sayfalarında albinus' un büyük bir hayali olduğundan söz ediliyor, şöyle diyor :

    '' .. beyaz perdede, canlı renklerle kusursuz olarak oluşturulduktan sonra tablonun canlandırılması - hareketlerin tablodaki durağan görünümle tam bir uyum içinde olması koşuluyla- ne kadar büyüleyici olurdu, diye düşündü. olay şöyle devam edebilir ; insan figürleri o resimden çıkıp aynı ressamın bir başka tablosuna, kahverengi bir gökyüzü ve donmuş kanal peyzajına girebilir.. ''

    ve bu tasvir birkaç sayfa daha devam ediyor.

    mühim olan nokta, ilham kaynağının bu kitap olduğu/olabileceği fikrinden ziyade, sanatçı ileri görüşlülüğünün ve sanatçı ruhunun zamansızlığının vurgusu ; gerçek bir sanatçının, nasıl sanata dair yeni kapılar açabildiği ve bu yolla sanatını, aynı zamanda da ' sanat ' ı kalabalık kılabildiğine dair hayranlık uyandırıcı bir farkındalık yaratabilmesidir.

    loving vincent
    4 -1 ... elisabethvogler
  • haluk piyes

    26.
    iki gecedir rüyalarımda fink atan oyuncu/yönetmen. Geçen gece yeni çıkacak joker filmi hakkında konuşuyorduk. * çok hoş bir adam sahiden, sanırım bilinç dışımda kendisine aşığım.

    Film ekimde çıkıyor haluk beyciğim, birlikte izleyebiliriz.

    haluk piyes
    1 -2 ... elisabethvogler
  • simply three

    1.
    Youtube ' da rastladığım, birbirinden güzel coverları olan grup. izlenme kaygısını anlıyorum fakat popüler parçaları çalmaktan ziyade şarkı hususunda biraz daha seçici olsalar keşke..

    Gerek video gerek cover en beğendiklerimden biri de bu

    https://youtu.be/Eefa0zezu5A

    Bohemian rhapsody' nin ekmeğini yemeyen bir ben kaldım sanırım.
    1 -1 ... elisabethvogler
  • edson carra

    1.
    brezilyalı sürrealist ressam. kendisini yeni keşfettim, kırmızı ve siyah renklerine ağırlık verdiği eserlerinin kışkırtıcı, sadist bir çizgisi var.

    edson carra
    edson carra
    edson carra
    edson carra
    edson carra
    2 -1 ... elisabethvogler
  • anın görüntüsü

    39225.
    anın görüntüsü

    Bir lokum gördüm sanki !
    17 -6 ... elisabethvogler
  • anın görüntüsü

    39056.
    anın görüntüsü

    tegv' de bir minnoşun hediyesi. bugünki konumuz rölyef yapımıydı, çiçek yaptık. çalışmaya başlamadan önce en sevdiğimiz çiçekleri konuştuk, çocuklar bana sorunca ben de papatya dedim. vedat diye bir çocuğum var, inanılmaz şeker bir ifadeyle, sen papatyaya benziyorsun dedi bunu duyunca. giderken de görüşürüz papatyam deyip sarılıyor, dönüp dönüp el sallıyordu papatyam diyerek.* ,

    günlük mutluluk dozumu alıp dönüyorum eve resmen, herkese tavsiye ederim.
    17 -4 ... elisabethvogler
  • erotik çizim

    258.
    Kolomon moore' nin çizimleri hayli hoş fakat alphachanneling üzerine tanımıyorum.

    erotik çizim
    erotik çizim
    erotik çizim

    Muhteşem
    19 -3 ... elisabethvogler
  • mike dargas

    1.
    alman asıllı sanatçı, hiperrealizm çerçevesinde inanılmaz eserler ortaya koyuyor. çalışmalarını uzun süredir takip ediyorum, tam anlamıyla büyüleyici !

    mike dargas
    mike dargas
    mike dargas

    Modelin olabilirim mike.
    9 -1 ... elisabethvogler
  • aile olmak

    4.
    trt belgesel kanalında rastladığım ve geç keşfettiğime üzüldüğüm, Emre Karapınar’ ın yönetmenliğini üstlendiği, her bir bölümde yeryüzünün farklı bölgelerinde yaşayan; birbirinden farklı insan hikayelerini işleyen bir yapım.

    dün moğolistan' da göçebe olarak yaşayan kazak bir ailenin yaşamını işliyorlardı, inanılmaz etkilendim. fırsatım olduğu takdirde böyle bir yaşamı deneyimlemek isterdim sahiden. esasında sürüsünü kurtlardan korumak adına kartal eğittikleri sahneyi göstermek istiyordum, resmen büyülendim fakat sadece fragmanı bulabildim.

    https://twitter.com/i/status/1109512866342809600

    yeni bölümleri heyecanla bekliyorum !
    5 ... elisabethvogler
  • sözlük yazarlarının söylemek istedikleri

    19611.
    https://www.youtube.com/watch?v=3pPVjzVPmxA+

    bazen yaşamı kendimize fazlaca yük haline getiriyoruz. bugün otobüsten inip koşar adımlarla eve yürürken şarkının 1.54 saniyesinde irkilerek idrak ettiğim bir durum oldu bu. yağmurdan kaçarak, soğuğa direnerek koşarcasına eve yürüyor, daimi bir telaşın içerisinde kim olduğumuzu, neyden nereye kaçtığımızı unutuyoruz.

    bu farkındalıkla adımlarımı yavaşlattım, yağmurda tamamen ıslanmak için saçlarımı dağıttım, rüzgarı-soğuğu hissetmek için atkımı gevşettim ve parçayı, aynı zamanda da insan olmak denen kavramı iliklerime dek hissederek yürüdüm. herkesin ardında kalmıştım, herkes bir şemsiye açıyor yahut yağmurdan korumak için sarıp sarmalıyordu vücudunu.. yaşamımızın hangi alanında neyi bu kadar sakınıyoruz sanki ? beni bu telaş öldürecek diyordu ya şair, bazen etrafımızdaki kaosa gözlerimizi yummak ve bir çarkın dişleri olmaktan sıyrılmak gerek. gökyüzüne bakacak vaktimiz dahi yok ! oysa, insanın ruhundaki manayı idraki ancak böyle anlarla mümkündür. bazen kısacık da sürecek olsa anın olağan akışının dışında tutmalı insan kendini. geride de kalsa adımlarını yavaşlatmalı, üşüse de soğuğa kafa tutmalı ki yaşadığını hissetsin, ayrı olduğunun ayırdına varsın.

    sözün özü, bir pencere açmak gerek daima; her yerden evvel ruhumuzda, herkesten evvel kendimizde..
    15 -1 ... elisabethvogler
  • steve casino

    1.
    Severek takip ettiğim çılgın sanatçılardan biri. Kendisini ' painter of nuts ' olarak tanımlasa da, sevimli canavarlarını iliştirdiği içecek/şeker kutusu gibi nesnelerle de çalışıyor.

    inanılmaz keyifli işleri var, izlemek dahi eğlendiriyor. Birkaç çalışması

    steve casino
    steve casino
    steve casino

    Dahası için buyrun bu da kendi sitesi : http://stevecasino.com
    8 -1 ... elisabethvogler
  • sözlük yazarlarının itirafları

    170752.
    Birine hediye aldığımda, onu vereceğim güne dek tam anlamıyla çatlıyorum. Daha hoş bir kelime kullanmak isterdim fakat Bunun başka bir tabiri yok sahiden. *

    Bir an önce hediyesini vermek yahut bak sana ne aldım diye fotoğrafını göstermek istiyorum, hiç sürprizli bir insan değilim. Sürprizlere de dayanamıyorum, sana bir sürprizim var deyip söylemeyen insanları parçalamak istiyorum !

    sözlük yazarlarının itirafları
    6 -2 ... elisabethvogler
  • cem özkan

    56.
    Hurdalara hayat veren bir heykeltraş kendileri. Severek takip ediyorum çalışmalarını, buyrun bazı eserleri

    cem özkan
    cem özkan
    cem özkan

    Muhteşem !
    5 -2 ... elisabethvogler
  • herkesin sevmesine rağmen sevilmeyen şeyler

    306.
    sosyal medyanın gösteriş ayağı olan uygulamalar.

    kullanmadım, sevmedim, sevemiyorum. geçtiğimiz günlerde bir psikoloji seminerine katılmıştım, konuklardan biri nöropsikolog alkım seven' di. şöyle bir şey anlattı, bir mekana çocuğuyla ünlü bir hanımefendi girmiş. selfie çekene dek çocuğunun hiçbir sorusuyla ilgilenmemiş, çocuk defalarca çekiştirmesine rağmen.. doğru açısını bulup kızıyla fotoğraf çektikten sonra, alkım bey özellikle girip bakmış kadının instagramına, fotoğrafın altına iyi ki varsın güzel kızım minvalinde zımbırtılar yazılıymış. sosyal medyanın özeti niteliğinde bir deneyim bana kalırsa.

    bize ait olmayan hayatları insanların gözüne sokmak yerine, olduğumuz insanı ve insanları da oldukları gibi kucaklamak gerektiği kanısındayım.
    5 -1 ... elisabethvogler
  • yalnızlığa iyi gelen şeyler

    365.
    sanat !

    çizmek, okumak, yazmak, çalmak, dinlemek.. esasında üretmek daha doğru bir kelime olur fakat bu yaratıcı bir üretim şekli. kişiyi yalnızlıktan sıyırmakla birlikte, sunulduğu takdirde onu gören gözleri de kalabalık kılar.
    7 -1 ... elisabethvogler
  • seninle şöyle olabilirdik

    597.
    seninle şöyle olabilirdik

    Aylar evvel çiziktirmişim.. Yıllar evvel de olsa netice aynı, aynı galaksideyiz fakat bambaşka gezegenleriz.

    https://youtu.be/iYYRH4apXDo

    (bkz: space oddity)
    13 ... elisabethvogler
  • şefkat

    37.
    harry stack sullivan' a göre insanın en temel ihtiyacı ve bilhassa böyle zamanlarda anımsamamız gereken bir kavram.

    diğer ihtiyaçlardan farklı olarak, en az iki kişinin davranışlarını gerektirir. örneğin, çocuk bir gereksinimden ötürü ağladığında , bu gerilim annede bu gereksinimi gidermek adına etkinliklere ve şefkat duygusuna yol açar. böylece bebeğin şefkat girişimi annenin şefkat göstermesini uyarır.

    bugün insanlar inançlarından ötürü umarsızca katledildi ve bu canilik dünyanın çeşitli bölgelerinde halen sürüyor. göz yumduğumuz aşikar, fakat bir de bu katliamı sözlü yahut eylemde bulunarak destekleyen insanlar mevcut. şiddet yalnızca eylemle var olmaz, şiddeti örgütlemek de en az onun kadar, dahası ondan daha büyük bir suçtur bana kalırsa. bugün bu örgütlenişin en ulaşılabilir basamağı ' sosyal medya '. bu yol üzerinden insanların ne denli vahşileşebildiğine tanık oluyoruz.
    şefkati uyarmayı mı bilmiyoruz, şefkat göstermeyi mi ? yanıt her ne olursa olsun, suçlu tek değil.

    huxley yeniden haklı çıkıyor, '' belki de bu dünya, başka bir gezegenin cehennemidir. ''
    3 -1 ... elisabethvogler
  • yeni şeyler getiriyorum