• lynn adib

    1.
    Bu nasıl güzel bir sestir ! kuş cıvıltısı gibi, bayılıyoruz.

    Geceyi güzelleştirsin :

    https://youtu.be/eqmWkqh1kt8

    (bkz: zeid hamdan)
    5 ... elisabethvogler
  • bedoune tarikh bedoune emza

    1.
    Bu akşam 21.45' te TRT 2' de oynayacak No date, no signature (tarihsiz, imzasız) filminin Farsça orijinal adı.

    filmde, bir trafik kazası sonrası yaşanan talihsiz olaylar anlatılıyor; vahid jalilvand' ın yönetmenliğini üstlendiği film Venedik Film Festivali’nin Horizons bölümünde en iyi Yönetmen ve en iyi Erkek Oyuncu ödüllerine layık görülmüş aynı zamanda.

    Not : TRT, komisyon istiyorum hayatım.

    Edit: nasıl bu zamana dek izlememişim, çok güzel bir filmdi. Bazıları farhadi etkisi dese de kiyarüstemi tadı aldım ben; Dramatik müzikler, abartılı oyunculuklar olmadan dram nasıl hakkıyla işlenir bir kez daha öğretmiş iran sineması.
    5 ... elisabethvogler
  • helen beard

    1.
    Uzun süredir severek takip ettiğim erotik çizim üstadı ingiliz sanatçı. Buyurun eserlerinden birkaçı, hayli muhafazakar bir sözlük olduğumuz içün çaylak olmamak adına daha "müstehcen" olanları eklemiyorum* :

    https://galeri.uludagsozluk.com/r/2139539/+
    https://galeri.uludagsozluk.com/r/2139540/+
    https://galeri.uludagsozluk.com/r/2139541/+
    https://galeri.uludagsozluk.com/r/2139542/+
    5 ... elisabethvogler
  • meet ze monsta

    1.
    pj Harvey' in To bring you my love albümünün ikinci parçası olan nefis şarkı; gecenin parçası olsun.

    https://youtu.be/hQNMZshcU6k

    "see it coming
    at my head
    i'm not running
    i'm not scared

    big black monsoon
    take me with you

    i'm not jerking
    i won't hide
    yeah, i'm ready
    meet ze monsta tonight

    big black monsoon
    take me with you ... ow!

    what a monsta
    what a night
    what a lover
    what a fight

    big black monsoon
    take me with you

    yeah it's coming
    out of this world
    yeah, i'm lucky
    lucky girl

    hell ain't half full
    take me with you

    big black monsoon
    take me with you"
    5 ... elisabethvogler
  • ivan alifan

    1.
    Çok sevdiğim ve Uğruna çaylak yediğim, sıradışı-ilham verici resimlerin sahibi rus ressam; geçen sefer kasları sorun teşkil edince usturuplu bir fotoğrafını ekleyeyim dedim.

    https://galeri.uludagsozluk.com/r/2139549/+
    https://galeri.uludagsozluk.com/r/2139550/+
    https://galeri.uludagsozluk.com/r/2139551/+
    https://galeri.uludagsozluk.com/r/2139552/+
    5 ... elisabethvogler
  • eduardo chicharro y agüera

    1.
    En bilindik tablosu the buddha's temptation olan ispanyol ressam. Daha ziyade kadın portreleri çalışmış, eserleri hayli cezbedici.

    eduardo chicharro y agüera
    eduardo chicharro y agüera
    eduardo chicharro y agüera
    eduardo chicharro y agüera
    eduardo chicharro y agüera
    eduardo chicharro y agüera
    5 ... elisabethvogler
  • dopamin diyeti

    1.
    Dopamin orucu, dopamin diyeti yahut dopamin detoksu.. kendisi bir silikon vadisi trendi.

    Çalışmakta zorlandığım ve odaklanma problemi yaşadığım şu günlerde Beyhan budak' ın bir videosuyla tanıdım ben bu diyeti. Anlık haz veren uyarıcılar dopamin toleransı oluşturuyor, Çok fazla uyarana maruz kalan dopamin reseptörleri duyarlılığını yitirmeye başlıyor ve beyin motive olmak için daha fazla dopamine ihtiyaç duyuyor. Bu yüzden ders çalışmak, kitap okumak gibi aktivitelere motive edecek dopamin miktarı bize yeterli gelmemeye başlıyor.

    Detoksun amacı bu anlık haz veren uyaranlardan uzak durup odaklanma ve dikkat süresini arttırmak. Sosyal medya, mastürbasyon, pornografik içerikler, tatlılar, diziler ve bilgisayar oyunları söz ettiğim anlık uyarıcılara örnek olabilir. Yaşamımızı tümüyle işgal etmiş bu uyarıcılardan uzak durmayı düşlemek dahi bir gerginlik yaratıyordur muhakkak fakat hepimiz zaman zaman bu döngüden sıkılıp daha verimli zaman geçirmenin yollarını arıyoruz. Yürümek, kitap okumak, yazmak bu yollardan birkaçı ve bana s*kko bir popüler kültür zırvalığı gibi gelse de aslında farkında olmadan dopamin diyeti uyguluyormuşuz.

    Bir saati yüksek faydalı aktivitelere ayırıp on beş dakika kendinizi ödüllendiriyor ve bu şekilde arttırarak nirvanaya ulaşıyorsunuz, üç kuruşluk dopaminimizin olduğu şu günlerde kurt cobain' i bile görebilirsiniz.

    dopamin diyeti
    10 -1 ... elisabethvogler
  • seninle başlamadı

    1.
    seninle başlamadı

    mark wolynn' in kalıtsal aile travmaları hususunda nörobilimi ve psikodinamik yaklaşımı birleştirerek atalarımızdan miras aldığımız sorunların psikolojimize etkisinden söz eden eseri. daha evvel paylaşıp hakkında detaylı bir yazı yazma gücünü bulabilirsem içeriği hakkında merak edenleri bilgilendireceğimi söylemiştim, gün bugünmüş.

    akademik dilden hayli uzak ve kolay okunabilir bir kitap, sanırım popülerliğinin kaynağı da bu. Şahsen ben bu açıdan bir doyum yaşamadım, bu kitap yerine Anne Ancelin Schützenberger' in psikosoybilim kitabını tercih ederim. Gelgelelim psikolojiyle ilgisi olmayan birine kalıtsal travmalara giriş tadında hoş bir kitap olabileceğini düşünüyorum. Kitapta, aile travmalarının kalıtsallığı ve atalarının, insan psikolojisinin bugününü nasıl şekillendirdiği vakalarla anlatılıyor. Bilhassa beni hayli şaşırtan bir vaka vardı, Jesse on dokuzuncu doğum gününde gece üçte bir anda üşümeye başlıyor ve o günden sonra uyku problemleri de baş gösteriyor. Yıllardır uyumayan Jesse' nin aile hikayesine bakıldığında, annesinin amcasının tam da on dokuz yaşındayken ve gece üç civarı çıktıkları bir dağ gezisinde donarak öldüğü ortaya çıkıyor.

    Wolynn' in 'çekirdek dil' diye adlandırdığı sisteminde, kişi bilinç dışı korkularını dile getiriyor ve bu da kalıtsal bir travmaya işaret ediyor.John çekirdek dilinde farkında olmadan büyük amcasının travmasını dile getiriyordu, neden uyuyamadığı sorulduğunda " donarak ölmekten korkuyorum " diyordu. Bu, kitapta gördüğüm en uç örneklerden biriydi.

    Kitapta aynı zamanda çekirdek dil, travmaları keşif ve tamir üzerine sorular ve alıştırmalar da mevcut.

    Wolynn travmalar husunda bilhassa annenin rolü ve anneden erken dönem ayrılıkların büyük bir önem taşıdığına vurgu yapıyor. Travmayı dindirmenin ancak aileyle barışmakla ve onları affetmekle mümkün olduğunu söyleyerekse yanılmaktan öteye geçemiyor benim nezdimde.

    Kitapla ilgili naçizane eleştirim de bu anne rolüne yapılan atıf hususunda olacak. Elbette anneden erken dönem ayrılıkların çocuktaki hasarı tartışılamaz gelgelelim travmaların yegane kaynağı ayrılık ve ebeveyn ilişkisi olmayabilir, kitap boyunca anneye bu denli vurgu yapılması bana yazarın annesiyle olan nevrotik bağını henüz yenemediğini düşündürttü, kendisi kitabın başında aksini iddia etse de.

    Bir de travmaların yalnızca aileyi affetmekle dineceğini söylemesini oldukça yanlış buldum, zira terapötik süreçte affetmek tedavinin son basamağı bile olmayabilir çoğunlukla. ailenin kişinin ruhunda bıraktığı izlerin affedilmesi, örneğin cinsel taciz gibi vakalarda, mümkün değildir.

    Ailesiyle sorunları olan insanlar, yoğun olarak kendilerini suçlar. Ailenin açtığı travmaları onarmak bu yüzden zordur, zira aile kutsallığı tabusunu yıkıp ebeveyni suçlamak çoğu çocuk için imkansız görünür. hal böyleyken, travmayla mücadele halinde birinin bu kitabı okuduğunda yaşayacağı suçluluk duygusunu yazar hesaba katmış mı merak ediyorum. Dahası, bu suçluluk duygusunu bastırmak adına oluşacak bağışlanma güdüsüyle yazarın izinden gidip ailesiyle olan nevrotik bağını pekiştirmek dahi isteyebilir ki öfkesini ait olduğu yere koymadan ebeveyni bağışlamak bir yıkımdan fazlası değildir. Kitap boyunca bağışlamaya yapılan vurgu hayli rahatsız ediciydi bu açıdan.

    Bir de, vakaların yer alması çok hoş olsa da vaka çözümlemelerine hiç girilmemiş. Vaka paylaşılıyor, ardından "ve ailesinde onun gibi biri olduğunu öğrenip huzura erdi" minvalinde cümlelerle geçiştiriliyor da, öğrenir öğrenmez nasıl huzura eriyor bu insanlar bunu hayli merak ettim. Hissettiğimiz huzursuzluğun kaynağını bulmak elbette bir ferahlık sağlar fakat bu bağı görmek tüm travmaların çözümü olabilir mi sahiden ?

    Kitabı okuduktan sonra ben de kendi aile travmalarımı düşündüm, Çerkes sürgünü' nün yarattığı travmanın bugünüme etkisini oldukça merak ediyor ve yazarın belirttiği gibi korkularımı, çarpıtmalarımı yazarak travmanın izlerini araştırıyorum.

    Giriş tadında başarılı fakat eksik bir kitap olduğunu belirterek kitaptaki faulkner alıntısıyla yazımı sonlandırıyorum : " geçmiş asla ölmüş değildir. Geçmiş, geçmiş bile değildir. "
    7 ... elisabethvogler
  • ilber ortaylı ile bi sorum var

    1.
    Tuhaf' ın ilber Ortaylı' yla başlattığı yeni YouTube projesi.

    ilber Ortaylı, şirin mi şirin bir kız çocuğuna Atatürk' ü anlatıyor, basit kelimeler seçmeye çalışırkenki hali beni oldukça eğlendirdi.

    Ben bu videoyu nasıl dört gün sonra görmüşüm ?! Bu nasıl tontişliktir, bayıldım videonun konseptine. Youtube'de çok güzel ve faydalı işlere imza atılıyor, televizyonun bizlere kürekle çöp sunduğu şu günlerde ilaç gibi geliyor sahiden.

    https://youtu.be/VIDFct6vqBA
    3 ... elisabethvogler
  • sometimes i like to lie

    1.
    Damar heriften güzel bir parça. Bayılıyorum bu çocuğun video ortamlarına, oradaki enerjiye !

    Ekşi'de biri çıkarın mangalı sakladığınız yerden demiş.* sahiden, köşede mangal yapıyorlarmış da bir şarkı çığıralım demişler gibi bir samimiyet akıyor videolarından.

    Zahmet edip açar mısınız bilinmez ama gecenizi bir miktar güzelleştirir umarım.

    https://youtu.be/QxUcmf8PI4o
    5 ... elisabethvogler
  • ay sar kotal

    1.
    minoo javan' ın yıllardır usanmadan dinlediğim güzel parçası.

    https://youtu.be/YLU13WBlz7c
    ... elisabethvogler
  • bir köy enstitülünün anıları

    1.
    Öğretmen, yazar ve eğitimci Hacı Angı' nın Çocukluğundan köy enstitüsüne girişine, öğrencilik ve öğretmenlik dönemlerinden yayıncılık yıllarına kadar yaşadıklarını anlattığı kitabı.

    Köy enstitüleri hususunda daha fazla bilgi edinmek istiyorum ve bu açıdan hoş bir kaynak olabileceğini düşünüyorum. Dr' de rastlayıp daha ucuz ve buruş buruş olmayan bir tane bulurum diye çekmiştim fotoğrafını, buyurun benden önce okumak isteyenler için

    bir köy enstitülünün anıları

    Bir de biraz özen gösterin şu kitaplara yahu, fotoğrafta belli olmuyor pek ama resmen çöpten çıkarılmış gibiydi.
    10 ... elisabethvogler
  • rodger liddel

    1.
    Birbirinden şirin oyuncak bebekler yapan sanatçı.

    Küçükken kardeşime hediye alma bahanesiyle istediğim oyuncakları alıp kendim oynardım, acilen çocuk yapıp bu şirin bebeklerden koleksiyon yapmalıyım. Fotoğrafları ısırmak istiyorum, nasıl bu kadar sevimli olabilirler ?!

    rodger liddel
    rodger liddel
    rodger liddel
    rodger liddel
    rodger liddel
    5 ... elisabethvogler
  • hiba schahbaz

    1.
    Kendini resmettiği Baştan çıkaran resimleriyle hayranı olduğum Pakistanlı ressam. Enerjisini kendinden ve kendi bedeninden alan, o saf libidoyu taşıyan ve onu nasıl kullanacağını/yansıtacağını bilen kadınlara bayılıyorum.

    Resimlerinden ziyade kendisinin resimlerinin arasında uzun saçları ve elbiseleriyle gezindiği fotoğrafları daha hoş bana kalırsa, resim sanatından evrilip doğan bambaşka büyüleyici bir görsellik sunuyor.

    hiba schahbaz
    hiba schahbaz
    hiba schahbaz
    hiba schahbaz
    hiba schahbaz
    7 -1 ... elisabethvogler
  • kristen liu wong

    1.
    Sıradışı resimlerin sahibi ilham verici sanatçı. Resimlerinde pink flamingos filminin rahatsız ediciliği var.

    kristen liu wong
    kristen liu wong
    kristen liu wong
    kristen liu wong
    kristen liu wong
    6 -1 ... elisabethvogler
  • feng e

    1.
    Ukulele üstadı velet. Taimane' yle düet yapma onuruna eriştiği için biraz sinirliyim.*

    Daha el kadarken enstrümanını ağlattığı videolarını anımsıyorum, baya yetenekli bir çocuk sahiden.

    https://youtu.be/-6H6PsvPsUI

    (bkz: taimane gardner)
    2 ... elisabethvogler
  • how to dad

    1.
    inanılmaz tatlı bir babanın minnoş mu minnoş kızıyla babalığın en tatlı hallerini bizlere sunan tontiş bir YouTube kanalı.

    Evet, tüm bu ultra cıvık sıfatları hak edecek kadar sevimliler. Hatta yazdığım her şeyin sonuna -ış,-uş takısı falan getirmek istiyorum öyle tatlılar. Keyfinizi yerine getirecek, pozitiflikte çığır açmış birkaç videoyu iliştiriyorum.

    Özellikle şu vahşi doğa videosu çok güzel, resmen kadınların hayalindeki eş figürünün karşılığı gibi adam

    https://youtu.be/VUeXSW4oROU
    https://youtu.be/NEi5B7mB3fE
    https://youtu.be/6OUGNgTZATw
    2 ... elisabethvogler
  • aureliano

    1.
    Hoş bir shahin najafi parçası, yatağa gömülmüşken ruhu sarıp sarmalıyor.

    Najafi' nin klipleri de pek güzel oluyor, buyrun : https://youtu.be/C9iSUe87JLs

    Edit : (bkz: aureliano buendia)
    2 ... elisabethvogler
  • jim mckenzie

    1.
    inanılmaz keyifli işler yapan yetenekli bir sanatçı kendileri. Ben onu yıllar evvel kuklalarıyla tanımıştım, kukla sevdamın mimarlarından biri sayılır, heykelleri de bir o kadar güzel. Hayal dünyası böylesine renkli bir babaya sahip olduğu için bebeği o kadar şanslı ki özenmemek elde değil.

    instagram hesabında da video paylaştığı için pek fotoğraf bulamadım lakin birkaç örnek ve keyifli bir video iliştiriyorum şuraya : https://youtu.be/tNy8Y7BhUeI

    jim mckenzie
    jim mckenzie
    4 ... elisabethvogler
  • popovy sisters

    1.
    Gerçekçi oyuncak bebekler yapan pek çok isim var fakat bana kalırsa içlerinde en yaratıcı ve çılgın olanlarını bu kız kardeşler yapıyor, tam anlamıyla inanılmazlar !

    Kendilerini uzun süredir takip ediyorum ve ilk kez koleksiyoner olma isteğinin uyandığını hissediyorum içimde.

    popovy sisters
    popovy sisters
    popovy sisters
    popovy sisters
    popovy sisters
    popovy sisters
    popovy sisters
    popovy sisters
    5 ... elisabethvogler
  • yeni şeyler getiriyorum