• sevgiliye kubrick filmi izletmek

    6.
    Bi' sevgiliye Fernando Leon de aranoa izletmek değildir.

    Sinema zevkinizin aynı olup olmadığıyla ilgili turnusollardan biri bu adam bence, en sevdiğim filmlerden biri Los lunes al sol ve bunu sıkılmadan izleyip bir de üstüne 'samimiyetle' seven kaç insan kaldı ki yeryüzünde ?

    Aynı biçimde iran sineması da sevmez ispanyol sineması sevmeyenler, bunları sıkıcı bulan insanlardan kaçarak uzaklaşmak gerek.

    sevgiliye kubrick filmi izletmek
    2 -1 ... elisabethvogler
  • senin korkularını benim inceliğimi

    7.
    şükrü erbaş' ın kendi sesinden dinlenilmesi farz olan şiiri. Telefonumda durur arada açıp hüzünlenirim, sesine ayrı satırlarına ayrı...

    En çok da şiirin başlığı yakar canımı; inceliğimin karşılığı, düşündükçe ince ince sızlatır içimi.

    https://youtu.be/o35-9KTaR88

    Ne güzel tanımlamış ! Keşke bir kapıyı çarpıp gitmek olsa ayrılık, gitmemek halen güven veren bir kelime olarak kalsa..

    " Ayrılık, o köpüklü öpüşlerin ardından
    kalkıp ağzını yıkadığında başlamıştı.
    Ben bulutları gösterirken,
    'Bulmacanın beş harfli bir yemek sorusuna'
    yanıt aramanla halkalanmış,
    'Aşkın şarabının ağzını açtım,
    yar yüzünden içti murt bende kaldı'
    Türküsü tenimde düğümlenirken,
    odadan çıkışınla yolunu tutmuş,
    Dağlarda öldürülen çocukların
    fotoğraflarını kenara itip,
    'Bu eteğin üstüne bu bluz yakıştı mı?'
    Dediğinde varacağı yere varmıştı çoktan."
    6 -1 ... elisabethvogler
  • ay sar kotal

    1.
    minoo javan' ın yıllardır usanmadan dinlediğim güzel parçası.

    https://youtu.be/YLU13WBlz7c
    ... elisabethvogler
  • füruğ ferruhzad

    97.
    abbas kiyarüstemi izlerken hatırıma düşen, Kadın kelimesinin karşılığı olacak bir biçimde tüm estetik ve duygusal incelikleri ruhunda barındıran şair.

    "Tüm varlığım karanlık bir ayettir benim
    seni
    kendinde tekrarlayarak
    yeşermenin ve çiçeklenmenin
    sonsuz gündoğumuna götürecek

    ben bu âyette senin için ah çektim, ah !
    ben bu âyetle
    ağaçla ve suyla ve ateşle bütünleştirdim seni

    hayat belki
    bir kadının her gün filesiyle geçtiği uzun bir caddedir
    hayat belki
    bir adamın kendini dala astığı iptir
    hayat belki
    okuldan dönen bir çocuktur
    hayat belki
    iki sevişme arası rehavetinde
    yakılan bir sigaradır
    ya da
    yoldan geçen bir başkasına
    şapkasını kaldırarak anlamsız bir gülümseyişle
    'günaydın' diyen adamın
    şaşkınca karşıya geçişidir

    hayat, bakışlarımın
    senin gözbebeklerinde
    kendini paramparça ettiği
    o tutuklu andır belki
    ve bakışım kendisini,
    aydınlığın ve karanlığın idrakiyle
    karıştıracağım duygusu içindedir

    yalnızlık boyutlarındaki bir odada
    tek aşklık kalbim,
    kendi mutluluğunun yalın bahanelerine
    saksıdaki çiçeklerin güzelce soluşuna
    eviınizin bahçesine senin diktiğin fidana
    ve bir tek pencere için öten kanaryaların şarkısına
    bakıyor.

    ah !
    bana düşen budur
    bana düşen budur
    bana düşen
    bir perdenin asılışının benden aldığı gökyüzüdür
    bana düşen terk edilmiş bir merdivenden inmek
    ve yalnızlık içinde çürümekte olan bir şeye ulaşmaktır
    bana düşen hatıralar bahçesinde hüzünle dolaşmaktır
    ve "ellerini seviyorum"
    diyen sesin kederinde ölmektir

    ellerimi bahçeye dikiyoruın
    yeşereceğim biliyorum, biliyorum, biliyorum
    ve kırlangıçlar mürekkepli parmaklarımın
    arasına yumurtlayacaklar

    küpeler takacağım kulaklarıma
    kıpkırınızı kirazlardan
    ve tırnaklarıma yıldızçiçeği yaprakları yapıştıracağım
    çocukları bir zamanlar bana aşık
    bir sokak var orada
    aynı dağınık saçları, ince boyunları ve sıska bacaklarıyla
    o çocuklar,
    bir gece rüzgarın alıp götürdüğü
    o küçük kızın masum tebessümünü
    düşünüyorlar hâlâ

    bir sokak var
    kalbimin
    çocukluğumun mahallelerinden çaldığı

    zaman çizgisinde bir oylumun yolculuğu
    ve bir oylumla gebe bırakmak
    zamanın kuru çizgisini
    bir aynaya misafir gidip dönen
    bilinçli imgenin oylumuyla

    ve işte böyledir
    biri ölür
    ve geride kalır biri
    hiçbir avcı
    çukura dökülen sığ derede
    inci avlayamaz

    hüzünlü, küçük bir peri tanıyorum ben
    okyanusta yaşayan
    ve yüreğini ahşap neyinde
    usul usul çalan
    hüzünlü, küçük bir peri
    geceleri bir buseyle ölen
    gün ağarırken bir buseyle
    yeniden doğacak olan. "
    7 ... elisabethvogler
  • 30 ekim 2020 izmir depremi

    126.
    22 saat sonunda anne ve dört çocuğu sağ olarak çıkarılmış, o kadar mutlu oldum ki !

    Yirmi iki saat toprağın altında kurtarılmayı beklemek nasıl bir acı, evlatlarını düşünerek beklemek.. o çocukların korkuyla atan kalplerini düşündükçe kalbim sıkışıyor.

    bir de insanların acıları üzerinden siyaset yapanlar var halen, rezil insanlarsınız.

    Çokça paylaşıldı Ahmed arif' in şu sözleri : " nerede bir can ölse oralı olur yüreğim." Olmalı zaten, Bu acı hepimizin ve dinene dek hepimiz izmirliyiz.
    9 ... elisabethvogler
  • gecenin şiiri

    13319.
    Sen bende neleri öpüyorsun bir bilsen
    Herkesin perde perde çekildiği bir akşam
    Siyah bir su gibi yollara akan yalnızlığı öpüyorsun
    Ağzında eriklerin aceleci tadı
    Elleri bulut, gözleri ot bürümüş ekin tarlası
    Bir çocuğun düşlerine inen tokadı öpüyorsun.
    Yağmur her zaman gökkuşağını getirmiyor
    Aralık kapılarda bekleyişin çarpıntısı
    Bir kadının eksildikçe ömrüme eklenen
    Uzun gecelerini, solgun gövdesini öpüyorsun.
    Uzak dağ köylerine vuran ay ışığı
    Kerpiçlerden saraylar kuruyor yoksulluğa
    Ne suların ibrişimi ne gökyüzü ne rüzgâr
    Sen bende gittikçe kararan bir halkı öpüyorsun.

    Sakarya Caddesi'nde sarhoşlar
    Rakıyla buğulanmış kaldırımlarına gecenin
    Yüksek sesle bir şeyler çiziyorlar.
    Yalnızlık her koşulda bir sığınak bulur, diyorum
    Uzanıp dudağımdaki titremeyi öpüyorsun.
    Örseler acıyla düştüğü yeri
    Susarak büyüyen adamların sevgisi.
    Ağzında pas tadıyla bir inceliği söylemek
    Bir gülünç içtenliktir, gecikmiş ve ezik
    Sen bende yanlış bir ömrün tortusunu öpüyorsun.
    insanın zamana karşı biricik şansıdır aşk
    Onca kapı onca duvar içinde bulur aynasını.
    Sen bende neleri öpüyorsun biliyor musun
    Herkesin simsiyah kesildiği bir akşam
    Yıldızlarla yedirenk gökyüzünü öpüyorsun.

    Sen bende, gözlerinin anne ışığıyla
    Bir solgunluktan doğan kocaman bir çocuğu öpüyorsun.

    şükrü erbaş
    10 -2 ... elisabethvogler
  • edebiyat dersleri

    6.
    vladimir nabokov'un cornell ve wellesley üniversitelerinde verdiği derslerin notlarından oluşan kitabı.

    Bu derslerde jane austen,charles dickens,gustave flaubert,robert Louis stevenson,marcel proust,franz kafka ve james joyce' un eserleri üzerinden bir edebiyat metninin nasıl okunması gerektiği ve bir eserden nasıl zevk alınacağını anlatıyor sevgili nabokov.

    Kitabın içeriğinde notlarla birlikte çizimleri ve haritaları da bulunuyor. iyi bir eleştirmen ve iyi bir okur olmanın ipuçlarını keşfetmek adına harika bir kılavuz olabileceğini düşünüyorum.

    Berbat bir çekim fakat mazur görün, başlayalım bakalım

    edebiyat dersleri
    7 -1 ... elisabethvogler
  • en rezil olduğunuz an

    40.
    Üniversitedeyken sabah okula giderken binmekten nefret ettiğim bir otobüs vardı, tıklım tıklım ve eski model olurdu genelde; bir gün Lanet okuyarak bindim yine sabahın köründe, ayaktaydım tabii.

    Baktım adamın biri tanır gibi gözümün içine bakıyor, ben de bakıyorum nereden tanıyacağım acaba diyerek. Bir süre öyle bakıştık sonra adam hafif ayaklandı, ben gidip yanına sarılacaktım tanıdık herhalde diye kafaya bak. Yanına gittim, adam kulağıma eğildi ve "fermuarınız açık kalmış" diye fısıldadı. Utançtan yerin dibine geçecektim ama adam o kadar utandı ki onun haline gülmekten utanmayı unuttum. Beni oturttu yerine "olur öyle kardeşim" kafa sallamasıyla, fermuarımı kapattığımdan emin olup arkasını döndü.

    Baya rezil olmuştum ama ayakta gitmekten de kurtulmuştum. Ana fikir evden çıkmadan evvel fermuarınızı kontrol edin falan değil, ayakta gitmek istemiyorsanız fermuarınızı indirin !
    8 -2 ... elisabethvogler
  • jcortazar

    12.
    En bi' sevdiğim yazar.

    Öv beni dedi, hep sen mi öveceksin deyip dayanamayıp geldim. Sözlükte tanıdığım en samimi, en gerçek, en tatlı insan kendileri; Buradaki çakma entelektüellere de pabucunu ters giydirir.

    Derdini anlatmak ister kendisini dert dinlerken bulur, al şu diplomayı be adam deyip unvanımı kendisine devredeceğim.

    Sözün özü güzel insan, iyi ki var.

    "Hehehey TARANTA BABu
    yaşamak ne güzel şey
    anasını sattığımın yaşamak ne güzel şey..
    Düşün beni
    kollarım, senin üç çocuk doğurmuş geniş kalçalarındayken...
    Düşün sıcak...
    Düşün kara bir taşa damlıyan çırılçıplak bir su sesini...
    istediğin yemişin
    rengini, etini, adını düşün...
    Gözdeki tadını düşün
    kıpkırmızı güneşin
    yemyeşil otun
    ve koskocaman
    masmavi bir çiçek gibi açan ay ışığının... "
    4 -4 ... elisabethvogler
  • bir köy enstitülünün anıları

    1.
    Öğretmen, yazar ve eğitimci Hacı Angı' nın Çocukluğundan köy enstitüsüne girişine, öğrencilik ve öğretmenlik dönemlerinden yayıncılık yıllarına kadar yaşadıklarını anlattığı kitabı.

    Köy enstitüleri hususunda daha fazla bilgi edinmek istiyorum ve bu açıdan hoş bir kaynak olabileceğini düşünüyorum. Dr' de rastlayıp daha ucuz ve buruş buruş olmayan bir tane bulurum diye çekmiştim fotoğrafını, buyurun benden önce okumak isteyenler için

    bir köy enstitülünün anıları

    Bir de biraz özen gösterin şu kitaplara yahu, fotoğrafta belli olmuyor pek ama resmen çöpten çıkarılmış gibiydi.
    10 ... elisabethvogler
  • among us

    20.
    Telefonda oyun oynamaktan nefret eden beni kendine bağlayan oyun.

    inanılmaz basit ve bir o kadar keyifli, bilhassa tanıdıklarınızla oynuyorsanız daha bir keyifli; impostor olup manipülasyonla masumları şutlatmanın hazzıysa paha biçilemez.*
    2 -2 ... elisabethvogler
  • vakur bir serenat

    6.
    arada oylaşır birbirimizi eğlerdik, bir meriçliğini de görmedim; Kendi halinde yazan, gidişiyle üzen yazar.
    3 -2 ... elisabethvogler
  • sadık gürbüz

    47.
    Kendisini ilk 'neredesin yar' parçasıyla tanımıştım, o günden beri de duru sesine hayran olarak dinliyorum; Ne parça eskidi ne güzel sesi.

    https://youtu.be/ayI-h6mqCew
    3 ... elisabethvogler
  • sara naeini

    2.
    Sesine ayrı farsçaya ayrı aşığım.

    https://youtu.be/G_C2G1n-Vw4

    (bkz: del yar)
    2 ... elisabethvogler
  • esmer bıyıklı erkek

    25.
    Bıyık sahiden muhteşem bir şey fakat öyle herkese yakışmıyor, Rezil de eder vezir de türünden. Seksi gösterirken aynı zamanda babacan bir ifade katarak al eve oturt dedirtiyor, ilginç lakin oldukça hoş.

    esmer bıyıklı erkek
    3 -2 ... elisabethvogler
  • o yar gelir

    16.
    Cengiz Özkan' ı bir başka seviyorum fakat bu türküyü sadık gürbüz'le sevdim, o duru sesiyle hançer gibi yüreğe işliyor sahiden.

    https://youtu.be/EgkiPeXZUUo
    3 ... elisabethvogler
  • rodger liddel

    1.
    Birbirinden şirin oyuncak bebekler yapan sanatçı.

    Küçükken kardeşime hediye alma bahanesiyle istediğim oyuncakları alıp kendim oynardım, acilen çocuk yapıp bu şirin bebeklerden koleksiyon yapmalıyım. Fotoğrafları ısırmak istiyorum, nasıl bu kadar sevimli olabilirler ?!

    rodger liddel
    rodger liddel
    rodger liddel
    rodger liddel
    rodger liddel
    5 ... elisabethvogler
  • mohsen namjoo

    152.
    Müziğiyle çok küçük yaşlarda tanıştım ve o günden beri hayranlığım hiç değişmedi, muhteşem bir sanatçı.

    Zolf' un bu versiyonu da çok hoş,geceye armağan olsun : https://youtu.be/3ZYn2JASnis
    3 ... elisabethvogler
  • because the night

    19.
    https://youtu.be/c_BcivBprM0

    Eskimiyor, haykırarak sokaklarda koşma isteği uyandırıyor.
    2 ... elisabethvogler
  • erkeğin aldatmaması için kadın ne yapmalı

    7.
    Oğlunu ilkeleri olan, karakteri sağlam bir çocuk olarak yetiştirebilir misal.

    Bunun dışında bir kadının yahut erkeğin aldatılmanın önüne geçmesi imkansız.
    6 ... elisabethvogler
  • yeni şeyler getiriyorum