• will eisner award

    1.
    en kısa tanımıyla çizgi roman dünyasının oscar' ı. ismini, anlayabileceğiniz üzere efsanevi çizgi roman yazar/çizeri will eisner' den almıştır.

    en iyi kısa öykü, en iyi mizahi eser, en iyi antoloji gibi pek çok dalda verilir.
    2 ... elisabethvogler
  • kidega

    11.
    hakkında bu kadar çok kötü entry girilmesine şaşırdığım kitap alışveriş sitesi.

    geçen hafta ilk alışverişimi yaptım, kitaplarım tedarik sürecinden hemen sonra kargoya verildi ve çok sevimli bir paketlemeyle elime ulaştı. ayraç, masa takvimi gibi sevimli minik hediyeler de vardı paketimin içerisinde. kitapları kitapçılardan almayı tercih ediyorum, dokunarak alma muhabbeti değil de daha ziyade alacağım kitabı ararken yeni kitaplar keşfetmek adına yapıyorum. fakat belirli birkaç kitabı birden alacaksam internetten almak hem daha uygun hem de daha kolay bir yol. düzenli olarak alışveriş yaptığım bir site yok doğrusunu söylemek gerekirse, hepsini deniyorum.

    fakat uzun bir süre kidega' yı tercih edeceğim gibi gözüküyor. zira çizgi roman bulmak - nedendir bilinmez ?! - inanılmaz zor. o bilindik sitelerde zaten yok, çizgi roman satan sitelerdeyse dc/marvel romanları gibi her yerden ulaşabileceğiniz klasik çizgi romanlar var. bağımsız çizgi romanları bulmanın hayli zor olduğu günümüzde (!) kidega her türden çizgi romanı bünyesinde barındırarak kalbimi kazanmış ve uzun süre alışveriş yapacağım bir site olmuştur.
    2 ... elisabethvogler
  • anın görüntüsü

    32552.
    anın görüntüsü

    Sonunda bebeklerime kavuştum !!
    Şunların tonteliğine bakar mısınız, Çizimleri inanılmaz güzel.

    Başlamak için sabırsızlanıyorum. Yaşasın çizgi romanlar !
    7 -1 ... elisabethvogler
  • deneyime dayalı esneklik

    1.
    Beyin çevreye maruz kaldıkça değişir ve çevreyi daha etkin algılamak adına şekillenir.

    Fantastik Bir deneyle açıklamak gerekirse, bir kedi yavrusu doğduğunda beyninde eğik, dikey ve yatay tüm yönelimlere tepki veren nöronlar bulunur. Öte yandan blakemore ve cooper' ın düzenlediği deneyde, yavru kedinin salt dikeylerden oluşan bir çevrede büyütülmesinin görsel korteksini yeniden şekillendirdiğini ve nihayetinde öncelikle dikeylere tepki veren nöronların söz konusu olduğunu bulmuşlardır. Yani yavru kedinin beyni, maruz kaldığı çevreye en iyi tepkiyi verecek biçimde şekillenmiştir.

    Beyin tarama yönteminin kullanıldığı deneylerde bunun insanlarda da görüldüğü saptanmıştır. Yani dikey ve yatay nesnelere tepki veren nöronlarımızın sayısı, eğik olanlara oranla daha fazladır. Aynı şekilde insanlarda, fusiform yüz alanı olarak adlandırılan ve yüzlere en iyi tepkiyi veren birçok nöron içeren bir alan bulunur. Bunda evrimin de etkisi olabileceği gibi, bu durum büyük oranda deneyime dayalı esneklik neticesinde oluşmuştur.
    3 ... elisabethvogler
  • 10yearchallenge

    8.
    Sosyal medyadan hayli uzak biri olarak, yengemin whatsapp hikayelerinde, yıllar evvelki saçma sapan hallerimi gördüğümde öğrendiğim b*ktan challenge.

    Her şey tamam da beni neden paylaşıyorsun ?!
    3 ... elisabethvogler
  • film tavsiyeleri

    83.
    children of men

    Distopya seviyorsanız şayet, izlediğim en iyi distopik film olabilir.
    2 ... elisabethvogler
  • anın görüntüsü

    32506.
    anın görüntüsü

    tatil benim için bol bol çizgi roman ve film demek !

    Maus' u çok aradım, sonunda ingilizcesini ikinci el olarak buldum. ilk okurunun çizdiği yerlere odaklanıp, acaba neden burayı çizmiş diye sorgulamaktan kitabı okuyamıyorum. ikinci el kitapların da böyle bir güzelliği var, yaşadığını hissediyorsunuz.

    (bkz: maus a survivor s tale)
    (bkz: art spiegelman)
    9 ... elisabethvogler
  • hediye olarak kitap almak

    39.
    Kitap hediye etmek de, hediye edilen taraf olmak da çok güzel. Sık sık bana kitap gönderen bir arkadaşım var, yeter gönderme artık falan diyorum ama hoşuma gidiyor tabii. Zaten paket açmaktan inanılmaz zevk alıyorum, bir de içerisinde hangi kitap var heyecanıyla açmak çok daha keyifli oluyor.

    Benim de böyle saçımı kesip, kitabın arasına koyup gönderme gibi nostaljik zevklerim vardı fakat yoluk gezmekten bıkıp bıraktım.
    5 ... elisabethvogler
  • hiperaktiflerin zeki olarak yafta edilmesi

    6.
    Bilakis, beyin metabolizmaları daha yavaş çalışır ve aynı şekilde nöronlar arası iletişim de zayıftır.

    Hiperaktivite tanısı konan çocuklarda, beynin bazı bölgelerinin daha geç olgunlaştığı da görülmüştür aynı zamanda.
    5 ... elisabethvogler
  • vildan atasever in halı almaya gelmesi

    9.
    (bkz: kriptomnezi)
    4 ... elisabethvogler
  • i feel the dark

    4.
    taptığım bir opeth parçası.

    güzle anlaşamasak da, dinlediğim ilk parçası dirge for november -pek sevgili- olmasından sanırım, opeth' i sonbaharla özdeşleştiriyorum daima. onunla birlikte sonbaharı da sevmeye başlıyorum sanırım. üniversitenin orada ormanlık bir alan var ve sonbaharda gerçekten nefis bir görüntü çıkıyor ortaya. sararmış yapraklarıyla yüzlerce ağaç, arka planda deniz ve kulaklarımda opeth.. psikopat gibi o anın tadını çıkarmak için üniversiteye gidene dek farklı şarkılar dinliyor, o ormanlık alana en sevdiğim gitar solosunu denk getirecek şekilde de müziği başlatıyorum. benim de böyle ufak zevklerim var, bu dünya için fazla tontiş bir insanım.

    https://youtu.be/RfVGbqA6nQA
    4 -1 ... elisabethvogler
  • balkonda it gibi titrerken sigara içmek

    11.
    Balkonda it bi gibi titrerken sigara içen arkadaş yalnız kalmasın diye boş boş it gibi titremek var bir de.

    Kendilerini marla singer sanıp , ilişkilerden dem vurmaya da başladıysa o sigara hiç bitmez. Yavaş yavaş çeker, uzaklara dalar falan. Siz de Ucuz ilişkilere maruz kaldığınız yetmiyormuş gibi üstüne bir de poponuzun donduğuyla kalırsınız. Bok için demek istiyorum ama siz ondan da anlamazsınız ya..
    5 ... elisabethvogler
  • fal baktırmak

    69.
    Çok afedersiniz ama s*kimsonik bir mevzu.

    Falcı kapısında yatıp, saçına yüzük bağlayıp fincan başında bekleyen arkadaşları olan biri olarak söylüyorum ki, lütfen uzak durun. Gözlemlerime dayanarak söylemeliyim ki, birinin sizi sevmediğini öğrenmek için para vermenize gerek yok. Arkadaşlarınıza sorabilirsiniz.

    (bkz: dost acı söyler)
    4 ... elisabethvogler
  • ilişkide bir kadının hoşuna giden davranışlar

    69.
    Bireyliğini unutmayıp, bir olabilmeyi başarabilmek.

    Bana kalırsa, kadın erkek gözetmeksizin, sağlıklı bir ilişkiden beklenen bu olmalı.

    insanlar kendi varlıklarını, ihtiyaçlarını, zevklerini bırakıp karşısındaki insana odaklanmak yerine, ilkin kendini keşfedip, kendi zevklerinden uzaklaşmadan, karşısındakine de böyle bir es fırsatı verdiği takdirde, sevgi, parazit bir ilişki biçimi olmaktan çıkacaktır.
    3 ... elisabethvogler
  • küçüklüğü hatırlatan en efsane şarkılar

    7.
    Aynı zamanda zil sesim de olur kendileri. Jack white' den sonra baya radikal bir karar oldu.

    https://youtu.be/bojx9BDpJks

    Telefon çalınca modum değişiyor resmen, tiiniyc mitiint ninci tirtle diye sırıtmaya başlıyorum. Tabii etraftakiler de öyle..
    2 ... elisabethvogler
  • maslenitsa festivali

    1.
    hristiyanlık öncesi pagan inanışına dayanan maslenitsa festivali, kışa veda edip baharı karşılama festivalidir. slav mitolojisine göre maslenitsa tanrı volos' la kişileştirilen bir güneş festivali. hristiyanlık geleneğindeyse büyük perhiz öncesindeki haftayı temsil ediyor.

    kışı simgeleyen samandan yapılmış, kadın kıyafeti giydirilmiş bir korkuluk yapılıyor ve yapılan hataların affedilmesiyle, şenlik ateşinin etrafındaki danslarla şenlik sona eriyor. bu samandan kadına çuçulka adı veriliyormuş.

    oldukça renkli bir festivale benziyor, umarım en kısa sürede gidip bizzat deneyimleyebiliriz.
    1 ... elisabethvogler
  • nakıp ali

    3.
    güneydoğu anadolu' da sinema açan ilk kişiymiş nakıp ali. sinemayı öğrencilere bedava, gece okuluna gidip müdürden kağıt getirmek şartıyla büyüklere de bedava yaparak, insanların sinemaya gidebilmek adına, gece okuluna gidip okuma yazma öğrenmesine de vesile olmuş. antep' teki ahşap asri - sonradan adı ' altı beton üstü beton nakıp sineması ' olmuş - sineması' nın sahibidir.

    kendi sinemasındaki dernek açılış gecesinde valinin çıkıp : '' bunlar bir dernek kurmuşlar. film gösterip halkın kültür düzeyini yükselteceklermiş. insan sinemaya niçin gider ? baldır bacak görmeye gider. '' demesi üzerine nakıp ali' den nefis bir yanıt gelmiş

    '' ben bu bölgenin en eski sinemacısıyım. tahsilim yok ama bildiğim bir şey var. insan sinemaya gider ve orada görmek istediğini görür. kimileri sinemaya güzel şeyler görmek için gider. onlar güzel şeyler görür. kimileri de sinemaya baldır bacak görmeye gider. onlar da sadece baldır bacak görür. ''

    ülkü tamer ' in anılarından edindiğim bu bilgilere göre aynı şekilde türkiye' deki ilk sinematek istanbul' da değil, gaziantep'te kurulmuş.

    (bkz: gaziantep sinema tiyatro derneği)
    4 ... elisabethvogler
  • herkes sana bakıyormuş gibi hissettiren eylem

    16.
    Otobüsün camındaki - sinsice arkadaşımın saçlarına yürüyen -devasa arıyı yakaladığımda hissetmiştim.

    Arkadan ' ohaaa ' diye bir ses yükseldi. Daha evvel de otobüste arı yakalayarak, kaçışan bir grup kızın hayatını kurtarmıştım. Arının da hayatını kurtardım tabii, öldüreyim diye bekliyorlardı, ineceğim yere dek taşıdım. Popomu arı soktuğundan beri arılarla ilginç bir bağım var. *

    (bkz: bee woman)
    4 ... elisabethvogler
  • afarin sajedi

    1.
    resimlerini yaratırken sinemadan, bilhassa bergman' ın yakın plan yüz çekimlerinden ilham alan iranlı kadın ressam. kendini feminist olarak tanımlamasa da, eserlerinde kadın olmanın mücadelesinin tüm hallerini görebilirsiniz.
    2 ... elisabethvogler
  • nostalghia

    17.
    her sahnesinin bir tablodan farksız olduğu tarkovsky filmi ve aynı adı taşıyan bir nilgün marmara şiiri. daktiloya çekilmiş şiirler kitabından :

    introduction-

    olmak kış konuklarından bu yeryüzünün ve beklemek...
    güzün utancımızı örttüğümüz yapraklarımızı düşürdük karşılıklı, kış çırılçıplak geçti -örtünülmesi gerek bir dahaki güze kadar-
    geri dönmüyor yapraklar yerine, kapanmıyor yaralar, açık her şey bu üzüntü bedeninde, yeniden varolduğunu mu sanmalıyız yaprakların? bir ansıma penceresi asla diye yanıtlar; arzusu kış çıplaklığıdır, uzkaşmacı örtünme değil, yalın bir şimdilenmesidir üşümenin. utanç sıcaklığı değil hiçbir zaman.

    allegro-

    kendinden başka her neni geri iten ve titreten öz: oluş doğrusu, çemberin içkinliği... saydam yankılanışlarda sunar düşündürücü sevincin ateşini. ak bedeni kuştüyünün yeniden ve yine her konmayışı toprağa, uçucu teması onun suyla, geri dönüşü bir gökkuşağına. karanlık ruhu özlemin, ışıltı yüklendikçe o densiz din bölgesine, ay dansı acının yayılır geçmişten sonsuza doğru...
    incecik uluyarak ince çağrısı yaralı köpeğin, kıpırtısız göl ve çevresi ve dönen [teker] mandala gözle gök arasında. sular sular sular. kızıl, mor, kahverengi, yeşil, mavi, kalın ağır sular... biriktirilen artmayan bir akış... nurdan çehresi yağmurun, kasnağın tepinişi kendi bağnaz çevriminde; çekilişi bir o yandan bu öbür yana yalnızlık [i]srarıyla. una.. una.. una é una çığlığıyla o olanın o olmayanı yadsımasından dağılan yaş bağışıyla... sürdürülen can evi yıkımı, sis, buhur ve ıslaklık yemini. bu bir içim su tığıyla, işlediği dantellerle sonlunun çukurunu sonsuzla dolduran kayra yükü.
    coşku külü, ben yangınından sonra doymuş inancın kanıtı.
    3 ... elisabethvogler
  • yeni şeyler getiriyorum